Tek başına yaşamanın zor olduğunu anlayıp, komünleşmeye başlamışlar. Güçlendikçe, güçlenmişler. Öldürmeyi, hayatta kalma saymışlar, öldürdükçe, öldürmüşler. "Kötü"yü "iyi" bellemişler. Kötü yapmışlar, iyi demişler. Büyüdükçe, büyümüşler. Ulus olmuşlar, devlet olmuşlar. Ama, iyi olmamışlar. Güçsüzü ezmeyi, güçlüyü övmeyi iyi saymışlar. Bunu yapmışlar.
Düşünmeyi keşfetmişler bir zamandan sonra. Başlarındakiler, ihtiyaçlarının olmadığını düşünmüşler, bu dünyada, ona. Düşünmeyi unutturmuşlar, silmişler evrenden. Ya da öyle sanmışlar. Evrende bir avuç insan başlamış düşünmeye. Gizli gizli düşünmeye, bu kutsal şeyi evlatlarına aktarmaya karar vermişler. Hiç çoğalamamışlar, hep azalmışlar. Bir avuç insan düşünebilmiş hep, nesiller boyu.
2000'li yıllara gelmiş bu nesil. Hâlâ bir avuçlarmış. İnsanlığa değil de, kendilerine acımışlar.




